Yılda 3 milyonu yabancı ve 4,5 milyonu da yerli olmak üzere, toplam 7,5 milyon turisti ağırlayan Muğla’da, bu potansiyelin en iyi bir şekilde korunarak, gelecek kuşaklara en az tahribatla aktarılabilmesi için, Muğla Valiliği’nin koordinasyonunda ve çeşitli kuruluşlarla işbirliği içinde koruma çalışmaları yapılıyor.
Bu çalışmaların, ülkemizdeki köşe yazarlarına yerinde anlatılması ve onların önerileri doğrultusunda, bundan sonraki koruma çalışmalarının planlanması amacıyla, Muğla Valiliği’nce, Ortaca ilçesine bağlı Dalyan beldesinde bir tanıtım etkinliği düzenlendi.
Bu etkinlikte, Muğla Valiliği ve Özel Çevre Koruma Kurumu işbirliğinde, Muğla kıyılarında ve koylarda yapılan koruma çalışmaları, birer sunumla köşe yazarlarıyla, denizcilik sektöründe deneyimi olan kişilere yerinde anlatıldı. Bu sırada, önümüzdeki yıllarda yapılacak koruma çalışmalarının şekillendirilmesi için, köşe yazarlarının ve denizcilikte deneyimi olanların görüşleri ve önerileri de alındı.
Ayrıca, yöredeki koyların bir bölümü de, köşe yazarlarına tekneyle gezdirilerek, sahip olduğumuz potansiyel yerinde gösterildi.
Katılımcılara anlatılan koruma çalışmaları arasında, önceki yıllarda başlatılarak sürdürülen çalışmalara ek olarak, 2009 yılı içinde yapılan koruma çalışmalarından, Göcek ve Dalaman koylarında günübirlik tekne turlarıyla ilgili düzenlemeler, kıyılarda teknelerin ve yatların atıklarının alınması için oluşturulan, mobil atık toplama tesisleri, tüm deniz araçlarının, sintine ve atıklarının takibi amacıyla oluşturulan mavi kart uygulaması, kıyalarda ve yol güzergahlarındaki çöp ve atıkların mahkumlara toplatılması, bu yıl ilk defa uygulanan “Alo-179 Turizm Danışma ve Şikayet Hattı” çalışmaları kaçak, yapılaşmayla mücadele ve balık çiftliklerinin bu yıl potansiyel alanlara taşınması gibi çalışmalar da bulunuyor.
Ünlü denizci Sadun Bora, Muğla kıyılarının Dünya’nın en güzel kıyılarını oluşturduğuna işaret ederek, yapılan koruma çalışmalarının büyük bir bölümünü takdirle karşılarken, Göcek ve Dalaman koylarında günübirlik tekne turlarıyla, teknelere getirilen ve bazı yasaklamalara eleştiri getirdi. Sadun Bora “Dünyanın yat turizminde en elverişli bölgesi, şüphesiz bizim güney ege koyları. Burada doğa, nefis bir deniz, ha keza orman etrafı dantela gibi bütün sahiller. Daha dünya üzerinde bu kadar yat turizmine elverişli bir yer hemen hemen yok diyebiliriz. Maalesef bu güne kadar buraların kıymetini takdir edemedik. Hovardaca harcamaya devam ettik. Beton yığını, pislikten geçilmiyor. Gerek denizin üstü, gerek denizin altı ve etrafını betonlarla çevirmeye devam ediyoruz. Şimdi buraların korunması için daha ciddi tedbirler alınması yolunda adımlar atılıyor. Güzel, takdirle karşılıyoruz. Ancak alınan, alınacak önlemlerin masa başında çay içerken alınmamasını, dünyada uygulanmayan, uygulanması gayrı kabil önlemler alınmamasını, buraların korunmasıyla ilgili daha pratik tedbirlerin alınmasını tavsiye ederim. Bugün bütün sahil şehirlerimizin kanalizasyonu güya arıtılıyor lafı altında denizi kirletirken, teknelere, yatlara bu kadar ağır önlemler alınmasını biraz değil, epey sakıncalı görüyorum” dedi.
Ülkemizde, çevrenin ve doğanın korunmasına yönelik çalışmalara verdiği destekle tanınan, gazeteci Can Pulak ise, “Son yıllarda bu bölgede çevre bilinci yoğunlaştı. Daha iyi bir koruma anlayışı hakim oldu. Kentsel ve çevre eğitimi giderek arttı. Dolayısıyla, son yıllarda çevre bilinci konusunda önemli adımlar atıldığını görüyorum. Örnek vermek gerekirse, Özel Çevre Koruma Kurumumuz son yıllarda hakikaten son 3-4 yıldır önemli performans çıkarttı. Muğla Valiliğimiz inanılmaz derecede sessiz sakin çok önemli çalışmalar yaptı. 179 diye bir hat kurdular. Bütün vatandaşlar geldiler. Şikayetlerini yerli yabancı söylediler. Avrupa gazeteleri yazdı. Örnek oldu böyle bir çalışma. Gerçi bizde pek duyulmadı. Bizim basınımız pek güzel şeyleri duyurmuyor ama, inanılmaz bir çalışma. Yolların temizlenmesi, görüyorum her yerde. İnanılmaz şekilde çöpler toplanıyor caddelerden. Turizm yolları içinde gerçekten çöp görmedik, son derece iyi çalışmalardı. Yine Valiliğimiz, bu tür bir toplantıyı düzenleyerek bu bölgede neler yapılıyordan ziyade, neler yapılması gerektiği konusunda da bir pencere açtı.” şeklinde konuştu.
Vatan Gazetesi köşe yazarı Aydın Ayaydın da, “Dünyanın hiçbir yerinde bu kadar güzel kıyısı olan bir ülke, bu kadar denizi olan ve bu kadar güzel kumsalı olan bir ülke yoktur. Bu bizim çok büyük bir zenginliğimizdir. Ama bu denizlerimizi ve bu kıyılarımızı ve bu güzelim koylarımızı çok iyi değerlendirmemiz lazım. Bunu çok iyi pazarlamamız lazım. Bu dünyada, yat turizmi için son derece önemlidir. Çok büyük ekonomik boyutu vardır. Ancak biz yeterince deniz turizminden, yat turizminden faydalanamıyoruz. Ben bugün, şu manzarayı gördüm. Muğla Valiliğimizin yaptığı bu çalışmayla, biz artık koylarımızı ve yat turizminden çok iyi gelir elde edecek bir noktaya doğru gidiyoruz.” dedi.
Muğla ve yöresinde, doğanın ve çevrenin korunması çalışmalarına sürekli öncülük eden ve bu uygulamalara başkanlık eden Muğla Valisi Dr. Ahmet Altıparmak da, “Muğla, hakikaten Türkiye’nin değil dünyanın ender yerlerinden bir tanesi. İnsanlığın, insanlığa kalan miraslardan bir tanesi. Bu mirasın korunması için biz elimizden gelen gayreti gösteriyoruz. Yüzlerce koylarımız var. Bunlarla ilgili olarak işte binlerce tekne geliyor, mavi tur için bu bölgeye. Bunun tabi bugün için değil, gelecek nesillere taşınması çok çok önemli. Bunun sürdürülebilir olması önemli. Bunun için de, bir çok tedbirler alıyoruz. Kendi aramızda tedbirler alıyoruz ama, bunu bir de basınla paylaşalım. Özellikle bölgemize gelip mavi turlara katılan köşe yazarlarımızı davet ettik. Bunlardan bazıları hava muhalefetinden dolayı katılamadı. Ancak, onlarla bir fikir alışverişi yapalım istedik. Bunun dışında da, Sadun Bora gibi bu koyları çok iyi bilen ve korunması yönünde özel gayreti olan insanları da davet ettik. Bunlarla, gerek çevre müdürlüğümüz olarak, gerek ÖÇK olarak Valiliğimiz başka birimleriyle yapmış olduğu çalışmaları paylaştık, düşüncelerini aldık. Yani bu düşünceleriyle ilgili olarak bölgelerimizdeki planlarımızı değiştirmemiz mi gerekir, yoksa geliştirmemiz mi gerekir? Bunu tartıştık ve hakikaten de büyük destek gördük. Değiştirmemiz gereken hususlarla ilgili birtakım eleştiriler aldık. Onları değiştirmeyi elbette düşünüyoruz.” şeklinde konuştu. |