63. Verem Savaşı Eğitim ve Propaganda Haftasıyla ilgili olarak gerçekleştirilen seminerlerin ikincisi yapıldı. Milas Verem Savaş Dispanseri Başhekim Vekili Dr. Ayfer Gürcan tarafından MİTSO Labranda Toplantı Salonu’nda gerçekleştirilen ikinci seminerde, katılımcılara verem hastalığıyla ilgili bilgiler aktarıldı.
Seminere; Milas Belediye Başkanı Muhammet Tokat, Milas Sağlık Grup Başkanı Dr. Veli Ertuğrul, Mal Müdürü Mehmet Çoban, Milas Milli Eğitim Müdürü Arslan Ersoy, MİTSO Başkanı Enver Tuna, okul yöneticileri ve öğrenciler katıldı.
Milas Verem Savaş Dispanseri Başhekim Vekili Dr. Ayfer Gürcan tarafından seminerde şu bilgiler verildi;
“VEREM (TÜBERKÜLOZ) HASTALIĞI NEDİR?
“Mycobacterium tuberculosis” isimli basilin insanlarda yaptığı, tüm organları tutabilen, bulaşıcı ve tedavi edilmezse ölümle sonuçlanabilen bir hastalıktır.
Hastalık kaynak olan hasta insandan hava yoluyla sağlam insana bulaşır. Hava yoluyla öksürük, aksırık ve konuşma ile çıkardığı tüberküloz (TB) mikrobu, solunumla aldığı TB mikrobu nedeniyle enfekte olur.
Bulaşmada damlacık çekirdeği: Konuşma ile 0-210 partikül, Öksürme ile 0-3 bin 500 partikül, Hapşırma ile 4 bin 500-1 milyon partikül çıkarılır.
Bulaşma, TB hastasının çıkardığı 1-5 mikron büyüklüğünde olan ve 1-3 canlı basil içeren taneciklerin (damlacık çekirdeği) solunmasıyla olur.
Standart ısı ve nemde damlacık çekirdeğindeki TB basillerinin; yüzde 60-70’i üç saat, yüzde 48-66’sı altı saat, yüzde 28-32’si dokuz saat canlı kalabilmektedir.
Dünyada her yıl yaklaşık 9 milyon yeni hasta ortaya çıkmakta ve 1,7 milyon insan veremden ölmektedir. 2 milyar insan, yani dünya nüfusunun üçte biri TB basili ile enfektedir. Enfekte olanların yüzde 10’unda, aktif hastalık gelişmesi ihtimali vardır. Çok ilaca dirençli hasta sayısı her yıl artmaktadır.
TÜRKİYE’DE TÜBERKÜLOZ
Türkiye’de yılda yaklaşık 18 bin yeni verem hastası ortaya çıkmaktadır. 2007 Yılında Verem Savaşı Dispanserlerine (VSD) kayıtlı 19.694 verem hastası bulunmaktadır. Bu hastaların yüzde 63’ü erkek, yüzde 37’si kadındır. Hastaların yüzde 70’inde akciğer tüberkülozu varken, yüzde 30’unda akciğer dışındaki organlar (Lenf bezleri, plevra, kemik, böbrek, beyin) tutulmuştur. Hastaların yüzde 37’si 25-44 yaş arasında, yüzde 24’ü 45-64 yaş arasında ve yüzde 23’ü 15-24 yaş arasındadır.
Ulusal Tüberküloz Kontrol Programının halk sağlığı açısından öncelikli hedefleri; hastalığın bulaşmasını önlemek, hastalanan kişilerin tümüyle iyileşmesini sağlamak, hastalığa yakalananların sayısını (morbiditeyi) azaltmak, hastalığa bağlı ölümleri (mortaliteyi) azaltmak. Bu hedefe ulaşılabilmesi için tedaviye uyumun ve devamın sağlanması gereklidir.
HASTALIĞIN TEDAVİSİ
İlaç Tedavisinin İlkeleri: 1- En etkili, en güvenli ve en kısa süreli tedavi, 2- Çoklu ilaç kullanılmalı, 3- İlaçlar düzenli kullanılmalı, 4- Yeterli süre ilaç kullanılmalı.
Düzenli bir tedavi ile yüzde 95-99 iyileşme sağlanır. Tedavi başlandıktan 15-20 gün sonra bulaştırıcılık ortadan kalkar.
Hastanın tedavisi sürerken hastaneye yatırılması gereken durumlar: Genel durumun bozuk olması. Komplikasyonların varlığı (solunum, kalp yetmezliği v.b..). Ağır ya da sık hemoptizi olması. İlaç allerjisi, ilaca bağlı hepatit ve diğer hastane tedavisini gerektiren ilaç yan etkileri. Ayaktan tedavide sorun yaşanan ve tedaviye uyumsuz hastalar. Tedavi başarısızlığı olan veya kronik hastalar.
TÜBERKÜLOZDAN KORUNMA YOLLARI
Toplumsal korunma: Bulaşıcı olan tüberkülozlu hastaları bulmak ve bunları etkin bir şekilde tedavi ederek bulaştırıcı durumdan çıkarmak.
Kişisel korunma: BCG ile aşılama. İlaçla koruma (kemoprofilaksi)
BCG ile aşılama: Aşının koruyuculuğu çeşitli çalışmalarda %80’e varan oranlarda bulunmuştur. Bu koruyuculuk ortalama 5-6 yıl sürelidir, ancak 15 yıl devam ettiğini de bildirenler vardır. Özellikle küçük yaşlarda ölümcül seyreden milier tüberküloz ve menenjit tüberküloza karşı etkinliği vardır.
İlaçla korunma: Enfekte olmayan sağlam kişilerde, bulaştırıcı TB hastalarının etrafa saçtıkları basillerle enfekte olma olasılığını azaltmak için. Enfekte olan fakat hastalanmamış kişilerde ise aktif tüberküloz hastalığı gelişme olasılığını azaltmak için riski yüksek olanlarda yapılan koruyucu tedavidir. Genellikle İzoniyazid kullanılır. Genelde toplam koruma tedavi süresi 6 aydır.”
YARIŞMADA DERECEYE GİREN ÖĞRENCİLERE ÖDÜLLERİ VERİLDİ
Seminerin sonunda Milas Verem Savaş Dispanserliği tarafından 63. Verem Eğitim ve Propaganda Haftası nedeniyle düzenlenen Karikatür Yarışması Ödülleri verildi.
Ödül alan öğrenciler şöyle; 1. Makbule Altıntop-Merkez İlköğretim Okulu, 2. Çağatay Şen- Dr. Mete Ersoy İlköğretim Okulu, 3. Can Özcan-Sakarya İlköğretim Okulu.
Mansiyon ödülleri; İbrahim Baş-Selimiye İlköğretim Okulu, Samet Tılmaç, Beril Gürçan, Nurselin Çetinkaya, Özge Sernikli ve Busem Altundağ-Sakarya İlköğretim Okulu.
Öğrencilere verilen ödüllerin Milas Belediyesi ve Final Dergisi Dershanesi tarafından karşılandığı belirtildi.
SEMİNERLER DEVAM EDECEK
Bugün saat 10.00’da Halk Eğitimi Merkezi salonunda halka yönelik olarak seminer gerçekleştirilecek. Dr. Ayfer Gürcan, seminerlerin sonraki günlerde okullarda sürdürüleceğini kaydetti. |