Son Dakika
  • Loading
A+ A A-

Resmi İlan

Yazarlarımız



Manşetler

 

can-pulak.jpgOtobüsle Taksim’den yeni hava alanına gidiyorum. Yollar güzel, bir saatte varacağız oraya. Hızlı tren yada metro olsa, belki daha kısa sürede de gidilebilir. İlerde o da yapılacakmış ama ne zaman belli değil.
Sağı solu seyrediyorum, ormanların içinden geçiyoruz yer yer. Ama havaalanına yaklaştıkça, Kazdağları’na benzer manzaralar görüp çok üzülüyorum. Onca ormanı, yüzbinlerle ağacı kesmeye değer miydi? Dünyanın en büyük havaalanından daha önemli ihtiyaçları yok muydu Türkiye’nin? Hem Atatürk Havaalanı neyimize yetmiyordu ki… Az bir yatırımla daha uzun seneler işimize yarardı. Sabiha Gökçen ve mevcut Çorlu Havaalanı desteğiyle en az 25-30 yıl daha idare edebilirdik. Hem paralı Avrupa ülkeleri niye yapmıyorlar ki böyle büyük ve pahalı havaalanlarını? Her şeyde büyüğe ve gösterişe kaçıyoruz. Tıpkı ilerde çok tartışılacak şehir hastaneleri, üzerinden yeterli araçların geçmediği dev köprüler gibi. Ayranımız yok içmeye, torunlarımızın gücü yetmeyecek bıraktığımız borçları ödemeye…
Her neyse geliyoruz galiba. O da ne? Koskoca bir cami yapmışlar yeni alanın girişine. Sanırsınız tüm Müslüman ülkelerin yolcuları ve alanın tüm personeli aynı anda burada namaza duracak. Bu kadar da olmaz, mescidin göreceği bir işi, koskoca bir camiye yaptırmanın akıl ve mantıkla izahını bulmak kolay değil. O kadar Arap ülkesi gezdim, dünyayı dolaştım, hiçbir havaalanında böyle cami görmedim. Diyeceksiniz ki (İyi ya, bizde gördün işte…) Doğru bizde dünyada olmayan neler görüp duruyoruz, bir cami mi gözümüze battı yani?
Otobüsten inip içeri girdiğimde gözlerime inanamadım. Gerçekten müthiş bir havaalanı olmuş. Çok kısa zamanda devreye sokmuşlar, Yeşilköy’den binlerce TIR’la iki-üç günde taşınmışlar. İnanılır gibi değil ama başarmışlar işte. Yolcular çok yürüyormuş, ucu bucağı yokmuş terminalin, eksikler bitecek gibi değilmiş. Herkes bir hikâye anlatıyor, herkes bir kulp takıyor alana. Şöyle alıcı gözle bir bakınca, cidden etkileniyor insan. Bir kere çok modern, her şey düşünülmüş, ortalık gıcır gıcır... Güvenlikte beklemek yok, kargaşa yok, adam gibi giriyorsunuz içeriye. Biniş kartı alma, bagaj verme çok medeni. Kim ne derse desin, şimdilik her şey tıkır tıkır işliyor.
Alan o kadar büyük ki, bir uçtan diğerine yürüyerek 45 dakikada ulaşabildim. Bunun bir de dönüşünü düşünün. İç hatlarla dış hatları dolaşmaya iki saat ancak yetiyor. Yolcunun yaşlısı var, sakatı var, hamilesi var, hastası var, bunları da düşünmek gerek. Birkaç golf arabası koyarak ulaşımı hem kolaylaştırıp hem de hızlandırsalar sorun kalmayacak. Çok modern ve çelik yapılı binanın içinde 29 özel seyahat ve bilet acentesi, 32 kiralık araba ofisi, hatıra eşyaları satan dükkânlar gördüm. Her şey yeni ve moderndi ama hatıra eşya satan dükkânlar çağdışıydı. Sadece Arap müşterilere yönelik incik boncuk, cicili bicili, allı pullu eşyalar, kalitesiz çanta ve bavullar satılıyordu. Nerede bizim meşhur markalarımız, nerede dünyanın beğenisini kazanmış giyim mağazalarımız, restoranlarımız, nerede kuyumcularımız, hiç olmazsa bir Paşabahçe’yi koysalardı bari. İlerde belki olur, hava alanı tam devreye girdiğinde belki açarlar ama bu gittiğimde binada gördüğüm tek bilinen marka simit sarayıydı.
Hayli yorulmuş ve acıkmıştım, canım da simit çekmedi değil hani. Girdim içeri simit arıyorum, börek çoğunluktaydı dükkânda. Hamurla her işi yapmışlar, güzel isimler ve çok güzel fiyatlarla satıyorlardı. Peynirli bir simitle çay istedim, simidin içindeki peynir ve üzerindeki susamları görmek için, çift katarakt ameliyatı olmak lazım. Evet, susam çok pahalandı ama simidin üzerine serpmeyecek kadar da artmadı fiyatı. Nerede o güzelim ve meşhur İstanbul simidi, nerede Simit Sarayının Suriyeli mültecilere bile ikram etmenin ayıp olacağı malzeme fukarası simitleri. Çaya gelince, sabahtan beri kaynadığı belli tatsız tuzsuz bir tercihti. İkisine 23 lira ödeyip çıktım. Anladım ki, alanda dükkân fiyatları çok pahalı.

fb-btn.pngtwt-btn.pngrss-btn.png

google-btn.pngyb-btn.pnginst-btn.png

* Tüm hakları saklıdır. Bu sitede yer alan yazı, haber, fotoğraf, video ve sair dokümanların, bireysel kullanım dışında izin alınmadan kısmen veya tamamen kopyalanması, çoğaltılması, kullanılması, yayımlanması ve dağıtılması kesinlikle yasaktır. Bu yasağa uymayanlar hakkında 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu uyarınca yasal işlem kullanılacaktır.

DMCA.com Protection Status
Sayfada sorun olması durumunda,
Lütfen CTRL + F5 ile sayfayı yenileyin