Son Dakika
  • Loading
A+ A A-

Resmi İlan

Yazarlarımız



Manşetler

 

ibrahim-aydn-150x150.jpgDinimiz İslâm, insana elindeki imkânları en iyi şekilde değerlendirmesini tavsiye eder, itidali ve kanaatkâr olmayı bir erdem olarak niteler. Bitip tükenmek bilmeyen maddî hırslar ve zenginlikler karşısında Müslüman için en güzel meziyetin, gönül zenginliği olduğunu ifade eder.
Allah Teâlâ, insanın ihtiyaç duyabileceği her şeyi yaratmıştır. O’nun ihsan ettiği bu nimetleri elde emek için her insanın çalışması gerekir. Bunun için dinimiz çalışmayı teşvik etmiştir. Ancak insan, hayatın dünyadan ibaret olmadığını sanarak, bitmez tükenmez bir biriktirme arzusu ile de hareket etmemelidir. Müslümanın asıl zenginliğin mal, mülk ve servet ile değil gönül zenginliği ile olduğunu unutmaması gerekir. Resul-i Ekrem Efendimizin ifade ettiği gibi, “Bir vadi dolusu altını olduğu halde ikinci bir vadi dolusu altına tamah edenler” mal mülk içinde olduğu halde kanaatten nasibini almamış gönül fakiri olan kimselerdir. Şunu unutmamak gerekir ki dünyada varlık da darlık da bir imtihan vesilesidir. İnsan darlık ve imkânsızlıklar içinde bulunabilir. Bu durumda ihtiyaç sahiplerine sabırlı ve kanaatkâr olma, zenginlere de onların ihtiyaçlarını giderme yükümlüğü düşmektedir.
Allah Teâlâ, ihtiyaç sahibi olduğu halde insanlardan istemekten hayâ edenler hakkında şöyle buyurur: (Sadakalar) Allah yolunda kendilerini vakfetmiş fakirler içindir ki onlar yeryüzünde dolaşmaya muktedir olmazlar. (Hallerini) bilmeyen; iffet ve istiğnalarından dolayı onları zengin (kimseler sanır. Sen (Habîbim) o gibileri simalarından tanırsın. Onlar insanlardan yüzsüzlük edip de (bir şey) istemezler. Siz (Hak yolunda) ne mal harcarsanız şüphesiz Allah onu hakkıyla bilicidir.” Peygamber Efendimiz (SAV) ise bir hadisi şeriflerinde “Müslüman olan, yeterli geçime sahip kılınan ve Allah’ın kendisine verdiklerine kanaat etmesini bilen kurtulmuştur” buyurarak kanaatin önemine dikkat çekmiştir. Buhari’nin Sahihinde anlatıldığına göre bir sahabe Hz. Peygamberden ihtiyaç duyduğu şeyleri istedi, Peygamberimiz istediğini ona verdi. Tekrar isteyip aldıktan sonra üçüncü defa istediğinde Resul-i Ekrem şöyle buyurmuştur: “Bak! Bu mal çekici ve tatlıdır. Kim onu kanaatkâr bir şekilde elde ederse bereketini görür. Kim de bu malı aç gözlülükle elde ederse bunun bereketini görmez. Böyle bir kişi, yiyip yiyip de bir türlü doymayan gibidir. Oysaki veren el, alan elden daha hayırlıdır.” “Zenginlik mal çokluğundan ibaret değildir. Gerçek zenginlik gönül zenginliğidir.”

fb-btn.pngtwt-btn.pngrss-btn.png

google-btn.pngyb-btn.pnginst-btn.png

* Tüm hakları saklıdır. Bu sitede yer alan yazı, haber, fotoğraf, video ve sair dokümanların, bireysel kullanım dışında izin alınmadan kısmen veya tamamen kopyalanması, çoğaltılması, kullanılması, yayımlanması ve dağıtılması kesinlikle yasaktır. Bu yasağa uymayanlar hakkında 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu uyarınca yasal işlem kullanılacaktır.

DMCA.com Protection Status
Sayfada sorun olması durumunda,
Lütfen CTRL + F5 ile sayfayı yenileyin