Burdur’un Tefenni Kasabasından kaynağını alan bu türkü halk tarafından sevilen iki eşkıya üzerine yakılmıştır.
Eşkıyalığın meşhur olduğu ve devlet otoritesinin zayıf olduğu dönemde Tefenni yöresinde Rıza ve Ali adında iki eşkıya bulunmaktadır. Bu iki eşkıya bir anlamda yörede hak dağıtan, fakirin yanında zalimin de karşısında durmuşlardır. Bu yönleriyle halkın da desteğini almışlardır. Öldürdükleri insanlar kötü insanlar olarak bilinirdi. Ancak devlet otoritesinin olduğu bir yerde eşkıyalığa izin verilemeyeceğinden Zaptiye Çavuşu Feridun Bey de bu eşkıyaları tutuklamak istemektedir. Halk bir zaman bu iki eşkıyaya yardım ederek kolluk kuvvetlerinin eline düşmelerine izin vermemiştir. Ancak bir zaman sonra kıstırılan iki eşkıya Feridun Bey tarafından öldürülür. Halk bu olaya üzülerek bu türküyü yakmış ve dilden dile günümüze kadar gelmesini sağlamıştır.
Su Çavdır’ın hanları
Haydi parıldıyor camları
Kahrolası Feridun Bey
Aman nasıl kıydın canları
Alıverin filintamı oymadan
Öldürdüler gençliğime doymadan
Keklik olsam kaya gibi eserdim
Bekar olsam kız peşine düşerdim
Su Çavdırın bükleri
Haydi ötüşür keklikleri
Hiç aklımdan gitmiyor
Aman Rıza’nın dedikleri
Doldur doldur Kara Köylüm içelim
Yollar verin şu Dirmile geçelim
Aliçlidir kahpe dağlar aliçli
Kızlar gitti karakola danıştı